Siber Suçlar – Giriş

Önemli Bilgilendirme:

Bu içerik bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Lütfen herhangi bir siber suç durumuna maruz kaldığınızda veya herhangi bir suça tanık olduğunuzda Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına veya en yakın Emniyet Genel Müdürlüğüne giderek destek alın.

1970 yılında ABD Ordusu tarafından ARPANET adlı bir ağın kurulmasıyla başlayan İnternet, günümüzde toplumla ayrılamaz bir şekilde bütünleşirken beraberinde yeni bir suç alanı da oluşturdu.

(ARPANET Mantıksal Haritası Mart 1977)

Siber Suçları anlamak ve ilgili düzenlemeleri yapabilmek için doğru bir tanımlama yapabilmek önemlidir. Ancak teknolojide sürekli gelişmelerin yaşanması kesin bir tanım oluşturmayı zorlaştırmaktadır. Günümüzde tüm dünya tarafından kabul edilen bir tanım olmasa bile Avrupa Ekonomik Topluluğu Uzmanlar Komisyonu’nun Mayıs 1983 tarihinde Paris toplantısında yaptığı “Bilgileri otomatik işleme tabi tutan veya verilerin nakline yarayan bir sistemde, gayri kanuni, gayri ahlaki veya yetki dışı gerçekleştirilen her türlü davranıştır.” tanımı siber suçun en geniş anlamda kabul gören tanımıdır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda siber suçlar “Bilişim Alanında İşlenen Suçlar” başlığı altında, 243-245. maddeler arasında, düzenlenmiştir. Bu maddeler şunlardır:

  • Bilişim Sistemine Girme Suçu (TCK m.243),
  • Sistemi Engelleme, Bozma, Erişilmez Kılma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu (TCK m.244),
  • Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu (TCK m.245),
  • Yasak cihaz veya program kullanma suçu (TCK m.245/a).

Siber Suçu diğer suçlardan ayıran özelliği, bu suçun bir bilişim sistemi olmadan işlenememesidir. Tüm suçların bilişim sistemi kullanılarak işlenebileceği de gerçektir. Ancak bu işlenen suçu siber suç yapmaz.

Uluslararası Siber Çatışmalar

Herhangi bir siber suçun bir ülkeden başka bir ülkenin vatandaşını veya kurumu hedef alması durumunda uluslararası siber çatışmanın ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Siber Suçları kapsayan uluslararası çatışmaları çözmeyi zorlaştıran iki temel faktör bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; internette anonim olmak mümkündür ve kimlikler taklit edilebilir. Bu insanların başkasının kimliğini taklit ederek veya kimliği tamamen gizleyerek herhangi bir olumsuz suç faaliyetini işleyebileceği anlamına gelir. İkincisi; internet ulusal sınırları aşan uluslararası bir ortamdır. Kanunlar sınır içerisindeki ulusal bir bileşen iken internet sınırların ötesinde bulunmaktadır. Saldırgan ve kurbanın farklı ülkelerde bulunması yasaların işlenmesini çok zor hale getirmektedir.

Siber suçun bu krizi oluşturabilecek bir tehdit olması bu oyunu ülkelerin stratejik olarak oynamasına neden olmaktadır. Ülkeler hem politik anlaşmalar ve sözleşmelerle hem de İnternet Gözetimi ve Siber İstihbarat Toplama yoluyla kendi çıkarlarını korumaya çalışmaktadır. Bunu da yeterli bulmayan ülkeler ise internet üzerinde serbest bilgi akışını önlemek için Bilgi Sansürü uygulamakta, çıkar amacıyla casusluk ve siber savaş yapmaktadır.

Bunlar dışında önemli olan iki faktör daha bulunmakta; “Telif Hakkının Korunması” ve “Teröristlerin İnterneti Kullanması”

Bu faktörlerde kesin olarak doğru veya yanlış cevap yoktur. Bazı ülkeler teröristlerin tespit edilmesi ve amaçlarını internet üzerinden gerçekleştirmelerini önlemek için sıkı İnternet Gözetimi kurallarını kullanmayı oldukça uygun karşılar ve destekler. Ancak bu toplum için her zaman geçerli olmayabilir.

Siber Suçları anlamak için bilinmesi gereken iki yazı daha var. Bunlara listede bulunan bağlantılar ile ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar (İleri Okuma Yapılabilir):


Uyarı:

Bu sitede bulunarak bu içeriği kötü amaçla kullanmanız durumunda sorumluluğun size ait olduğunu belirten Sorumluluk Reddi Beyanını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız

Eğitim ve bilgilendirme amaçlı olan bu içerik Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Lütfen tam kaynak ve yazar adı belirtmeden paylaşmayın ve alıntılamayın

Ahmet Emin Dilben